Dolgu mu, yüz germe mi? Yüz gençleştirmede karar verirken
Aynada gördüğünüz değişikliğin nedeni hacim kaybı mı, sarkma mı? Doğru yöntem bu sorunun cevabına bağlı. Muayenede neye baktığımı anlatıyorum.

Kırklı ve ellili yaşlarındaki hastalarımın en sık sorusu şu: “Dolgu yeter mi, yoksa ameliyat mı gerekir?” Bu sorunun cevabı yaşınızda değil, yüzünüzde neyin değiştiğinde. Yaşlanma yüzde üç farklı biçimde kendini gösterir ve her birinin çözümü başkadır.
Üç farklı değişim
- Hacim kaybı: Elmacık kemiği üstü, şakak ve göz altında dolgunluk azalır; yüz çökük ve yorgun görünür.
- Sarkma: Yanak dokusu aşağı iner, çene hattı belirsizleşir, boyunda gevşeklik oluşur.
- Deri ve mimik çizgileri: Alın, kaş arası ve göz kenarında çizgiler derinleşir.
Dolgunun iyi olduğu yer
Hacim kaybı ön plandaysa ve sarkma hafifse, ölçülü uygulanan hyalüronik asit dolgu yüzü dinlendirebilir. Mimik çizgileri için botulinum toksini çoğu zaman yeterlidir. Bu uygulamalar muayenehanede yapılır, aynı gün günlük yaşama dönülür ve etkileri geçicidir.
Dolgunun yetmediği yer
Belirgin sarkmayı dolguyla düzeltmeye çalışmak yüzü ağırlaştırır. Hacim eklenir ama doku yerine taşınmaz; sonuç doğal görünmez. Çene hattı belirsizleşmiş, boyunda gevşeklik oluşmuşsa yüz ve boyun germe daha uygun bir seçenek olabilir. Yüz germede deri değil, deri altındaki doku katmanı yerine taşınır; bu yüzden sonuç daha doğal ve uzun ömürlüdür.
Muayenede neye bakıyorum?
Sizi önden, yandan ve hafif aşağıdan inceler, fotoğraflarınız üzerinde konuşurum. Deri kalitesine, kemik yapısına, çene hattına ve boyna bakarım. Bazen en uygun yol ikisinin birlikte planlanmasıdır: ameliyatla sarkmayı düzeltmek, küçük bir yağ enjeksiyonu ya da dolguyla hacmi dengelemek.
Kararı acele etmeden verin
Yüz gençleştirme kişisel bir karardır. Muayenede seçenekleri, riskleri ve iyileşme sürelerini yan yana konuşuruz; kararı evde, acele etmeden verirsiniz. Sonuçlar kişiden kişiye değişir; bu yazı muayenenin yerini tutmaz.


